{“title”: “Girne Feribot Faciasındaki Şok Detaylar: Kaptanın Honduras Kaydı ve Mürettebatın Durumu”, “content”: “
Girne açıklarındaki feribot kazası sonrası ortaya çıkan yeni bilgiler, olayın ciddiyetini bir kat daha artırdı. Kazaya karışan geminin kaptanının ehliyetini Honduras’tan aldığı ve bu durumun denizcilik camiasında şaşkınlıkla karşılandığı öğrenildi. Aynı zamanda, gemide görevli mürettebatın hiçbir belgesinin ve eğitim sertifikasının bulunmadığı tespit edildi. Bu durum, sadece gemi güvenliği açısından değil, kazanın önemli bir sorumluluk ve idari denetim sorununu da gözler önüne seriyor.
İşte bu ağır detaylar doğrultusunda, mahkemede geminin kaptanının ehliyetiyle ilgili yeni bilgiler paylaşıldı. Kaptanın, ehliyetinin süresinin dolmasının ardından yaklaşık 10 yıl ara verdiği, daha sonra ise Türkiye’den bu meslek için yeni bir belge edinmekte zorluk yaşadığı ve tercihlerini Honduras’tan yana kullandığı ortaya çıktı. Honduras, Karayipler ve Orta Amerika kıyılarında yer alan ve açık gemi sicili sistemiyle bilinen bir ülke. Bu sistem, vatandaş olmayan denizcilere belirli koşulları yerine getirmeleri halinde geçici veya yeterlilik belgesi vermesine olanak tanıyor. Son yıllarda, uluslararası denizcilik sektöründe belge almak ve sicilini yaptırtmak isteyenlerin bu ülkeden tercih ettiği biliniyor.
Öte yandan, geminin mürettebatına dair şaşırtıcı gerçekler de gün yüzüne çıktı. 2003’te Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) hattında sefer gerçekleştiren gemi, o tarihte yaşanan bir kazanın ardından Yunanistan’da bir şirkete satıldı ve sonra detaylı tamirler ve bakımlar geçirdi. Günümüzde ise gemiyi Filo Denizcilik satın aldıktan sonra, gemiyi tekrar aktif hale getirdi. Ancak, gemide görev yapan mürettebatın hiçbirinin eğitim ve belgeye sahip olmaması, olayın trajedisini daha da artırdı. Kamu görevlileri tarafından, mürettebatın eğitim ve belge eksikliği konusunda detaylı araştırma başlatıldı ve denetimler yoğunlaştırıldı.
İkinci kaptan M.S.’nin mahkemedeki ifadeleri, olay sırasında geminin seyrini ve kaptanın aldığı kararları aydınlatmaya çalıştı. M.S., fırtına etkisiyle limanın kapalı olduğunu ve geminin bu şartlarda yola çıkma kararı tamamen kaptanın inisiyatifiyle alındığını belirtti. Diğer yandan, gemiyle ilgili incelemelerde, iki uluslararası sertifikanın eksik olduğu ve evrakların denetim süreçlerine uygun olarak düzenlenmediği ortaya çıktı. Uzmanlar, geminin düşük hızda geri dönmesi halinde felaketin önlenebileceğine dikkat çekti. Günümüz araştırmalarında ve polis raporlarında, geminin su aldığı noktada yeterli geri dönüş yapılan olsaydı, kazanın yaşanmayacağı vurgulandı.
Girne açıklarındaki faciada 19 kişinin kaybolduğu ve arama kurtarma çalışmalarının aralıksız sürdüğü bildirildi. Bölgedeki TCG Işın ve TCG Alemdar gibi deniz araçları, su altında incelemeler yaparak kayıpları bulmaya çalışıyor. Bu büyük kazanın ardından, KKTC’de hükümet krizleri de devam etti; Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı görevden alındıktan sonra, hükümet ortaklarından Yeniden Doğuş Partisi de hükümetten çekildi. Hükümet krizinin ve kazanın birbiriyle ilişkili olduğu görüşleri dile getiriliyor.”}